iskender pala

iskender pala

Bu blog saygıya değer İskender Pala hocamın şahsi sayfası olmayıp onun mümtaz şahsiyetine duyduğumuz derin sevgi üzerine açılmış ufak bir çalışmadır. Acizane emeklerle hazırlanmıştır.Kendisini ve el emeği göz nuru olan "Şahane Güzel" eserlerini burada yayınlamak bizim içim bir şereftir. Eğer hakkı ile büyük üstad İSKENDER PALA'yı anlatabilirsek ne mutlu bize. Kusurlar bizden GÜZELLER üstadımdan.

…Ve Aşk Ateşi ~~~Dört Güzeller~~~

30/5/2008

 

mum

 

 Söylemeye gerek olduğunu sanmıyorum, çünkü bunu herkes bilir ki âşık ayrılığa düşünce inde yanan şeyin adı ateş olur. Aslında bu ateşin ilk kıvılcımı, sevgiliyi gördüğümüz ilk anda, onun ışığından sıçrayıp gözümüze, oradan da kalbimize girmiş, sonra da kalbimizi tutuşturmuştur. Sonraki zamanlarda duyulan özlem, sevgilinin adını her anış, onu her hatırlayış bu ateşi biraz daha alevlendirecek ve ah ettikçe dumanı aşığın ağzından dışarılara çıkacaktır. Gözde tutuşup, gönülde yanarak aşığı mütemadiyen yakan ve yaktıkça alevini arttıran bu ateş sönebilecek cinsten değildir. Âşık ona istediği kadar su serpsin (gözyaşlarını akıtsın), elinden geldiği kadar gözyaşlarını ırmaklara döndürsün nafile, ‘’Kim bu denlü tutuşan odlare kılmaz çare su!’’ Ateş manevi (ruhani), su da maddi (cismani) olunca elden ne gelir. Hani şair Karamanlı Nizami der ya:

Yandırıp yaşımı dökse ne aceb zülf ü ruhun

Ki biri ateşe benzer biri dütün gibidir

‘’Kara zülfün ile kırmızı yanağın beni yandırıp yaşımı dökse şaşılmaz. Çünkü zaten onlardan birincisi duman misali, ikincisi de ateş gibidir.’’

    Suyla söndürülemeyen bu ateş, hava olup uzun ‘’aaaah!’’larla aheste aheste göklere çıkar. Ta ki âşık dört elementten süzülmüş, yani varlıktan geçmiş, yani kendinden vazgeçmiş ve sevgili için ad bulmuş, adı âşıklar defterine kaydolmuş olur. Yoksa Ferhad, Mecnun, Kerem, Romeo, Tristan, bülbül, pervane adlarını nereden bilecek, onları aşk ile anacaktık!?..

   Âşığın içini kavuran ateşten başka onu çevreleyen bir ateş de vardır. Sözgelimi sevgilinin yanağı ve dudağı ateş rengindedir. Zaten aşkının yakıcılığı buradan gelir. Üstelik aşığını büyülerken bu ateşleri kullanır, onunla büyüler, sihir ve tılsımıyla kendinden geçirir. Her büyünün içinde elbette ateş yer alır. Dahası, âşık sarhoştur, mesttir, kendinden geçmiştir. Zaten şarap da ateş rengi dolayısıyla ‘‘ateş-i seyyale’’ (akıcı ateş) olup aşığın elinin altında bulunur. Onun bağrında yanan ateş lale misali sonunda varlığına bir dağ vurur. Hani gelinciğin bağrındaki çiğ tanesine düşen yıldırım gibi.

   Divan şairine göre tasavvufi seyr ü sülûktaki ‘Hamdım, piştim, yandım!’’ teslisi gibi âşık da hamlığından ateşle kurtulur, pişer ve sonunda yanıp varlığını sevgili için feda eder. Burada da âşık severek büyük bir ışık kazanır ve o ışıkla parlar. Âşığın parlaması için evvela maşukun ateşini hissetmesi gerekir.

Pervâne şem’ini uyandıramaz

Başta sevda kalbde nâr olmayınca

Karacaoğlan

   Bu, ‘‘Başta sevda, kalpte ateş olmayınca pervane mumunu yakamaz’’ demeye gelir. Biz onu tersinden ifade edelim: ‘‘Mumun başında ışık uyanabilmesi için onun uğrunda başını sevdaya, kalbini ateşe vermiş bir pervane gerektir.’’

Dört Güzeller/İskender Pala

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder
6 yorum yazilmistir

2008-07-22 14:11:52 - Selam

Yazan: fuadyusufoglu.com
Sevgili canım yeğenim..
Blogcu sayfamı haftaya kapatıp; yazılarımı
www.fuadyusufoglu.com

Sitemde devam edeceyim. Bundan sonra bu kardeşinizi ziyaret etmek isterseniz lütfen:

www.fuadyusufoglu.com

Siteme gelebilirsiniz. Yok eğer bu siteme gelmek istemiyorsanız Bu kadar zaman zarfında beraber olduk Mutlaka ve mutlaka senin hakların bana geçmiştir Hakkınızı helal edin Kazara benim de hakkım geçmişse HELAL-U HOŞ olsun.
İnşallah bu yeni sitemde yeni yazılarıma devam edeceğim.
Hayata her şeyin gönlünüzce olmasını temenni ederim.
Dualarını beklerim ..
Sevgiyle kalın..Duayla kalın…

Bağlanti :: ::

2008-07-17 16:32:37 - iskender Pala'yı bulmak...

Yazan: Onerse7
Merhaba...çookkkk geç kaldım..İskender Pala'nın duygu yagmurları altında ıslanmayı yenı tanıdım...çookkk değerli ve özel bir dostum vesile oldu...kendime ait pek çok şey buldum ve daha neler neler bulacağıma dair heyecanlar yaşıyorum.....dilinize ve yüreğinize sağlık sevgili iskender Pala...eksik olma eyyy özel ve değerli kardeşim sevgili dostum...
Bağlanti :: ::

2008-06-15 13:16:44 - S.a.

Yazan: guzergah
Yüreğinize, emeüğinize sağlık..

Aşk ile...
Bağlanti :: ::

2008-06-10 19:36:34 - www.seineb.blogspot.com

Yazan: isimsiz
yaz tatilinde okuyacağım kitaplar listeme bu güzel kitabıda ekledimm...hocamızın elinde vardı bugünn ''DÖRT GÜZELLER'' ..sayfalarını biraz karıştırdım.yorumunuz ,anlatışınız her zaman ki gibi çok etkileyici..yüreğinizin gücü hiç tükenmesin iskender abi...selam ve dua ile ...
Bağlanti :: ::

2008-06-05 20:50:47 - GÖNÜL ALACAK KADAR

Yazan: Ayser
Gel ki şah-ı bir adım, göster gârip caddeye
Uğra gönül bağıma, gülüm solacak kadar.
Utanıp kaçan yıllar, düşüversin haddeye
Şu âlemden mahşere, izi kalacak kadar...

Yürekler tatsız tuzsuz, taşınmaz yavan yavan
İklimler üzerinden sevgi sal, elvân elvân
Söyle arı bal yapsın, peteğe kovan kovan
Boşalmış bir yüreğin, içi dolacak kadar...

Âşk süslü nimetinden, ölmeden ver bir defa
Ver ki gâribin gönlü, bir nebze sürsün sefa
Vakit dardır sevgini, kaldırma tozlu rafa
Yılda iki kez bayram, selâm salacak kadar...

Dört kıtanın yeline, râyihânı kat yolla
Gizemli ânlar olsun, seher yelini kolla
Hedefine ulaşır, dilersen mendil salla
Esen yellerle kokun, gelip bulacak kadar...

Göğsün imân yüklüyse, hazmetmez gururunu
Ziyâ ile dağıtsan, içinde ki nur-unu
Bir çift söylemle kursan, âşk-ın sağlam sur-unu
Şöyle şah-ı bir sevdâ, gönül alacak kadar...

Ayser ÖZBAKIR
Bağlanti :: ::

2008-06-04 23:19:22 - ve aleykum selam

Yazan: aglayankafe
Yanımıza uğrak verip bizi sevindiren dostlar sağolsun.Hakiki aşkla dolu günler dileğiyle...Salih bir gönülle beraber salih bir yangın bizlerin olsun inşallah.
Selam ve dua ile...
Bağlanti :: ::

« Önceki - Sonraki »